Çayını nasıl içer, kahveyi nasıl sever, yatağın hangi tarafına yatar, ne sıklıkla osurur, kimse yokken burnunu karıştırır mı, karıştırırsa çıkardığı zerzevatla hangi geometrik şekli yapmayı tercih eder, eşli batakta ihaleye kaçla girer?? Bu soruların cevabı çokkk önemli.. Ama daha önemli olan sorular var kiii; kız/erkek arkadaşıyla ciddi olup olmadığı ve ne zaman evliliği düşündükleridir.. Şimdi öklid ve gaus amcanın ortaklaşa bulduğu ama dünya kamuoyuna sunmadıkları önemli bir matematiksel hesaptan bahsedeceğim.. (integral bilmeyenler bakmasın, türev bilmeyenler göz gezdirebilir, trigonometri poroblemi çözmemişler ölün siz daha ne okuyonuz)
Sizin evlenme ihtimaliniz olan tarih( x diyelim kısaca) - ennn yakın arkadaşınızın evlendiği tarih( e buna da y kaldı) === 1 ise ilk aylarda zorlanacak sonra kendinizin nişanıydı, düğünüydü, nikahıydı, eşyasıydı, masa üstüsü, rendesi, nevresim takımı, çaydanlık seti, kahvaltılık takımı, 48 parça yemek takımı, bornozu, havlusu, havlu kenarı, yemenisi, oyası, inciği, cinciği, bıncığı derken aklınıza bile gelmeyecek.. Amaaaaa
x - y >> 1 ise , hatta öyle tahmini bir tarih bile ortada yoksa , hatta aday adayı bile yoksa, hatta siz daha aşk acısı çekiyorsanız b.oku yediniz.. (noktayı boşuna koymuşum şindi farkettim, takılma ayrıntıya!! )
Bu demek oluyor ki daha erken yeaa diye geçiştirdiğiniz, feysinizde nişanlanan, sözlenen, evlenen, hatta çocukları bile olan arkadaşlarınızı ve fotolarını görmezden geldiğiniz, ben foto paylaştığımda benimkini de beğenir bunlar diye ileriye yatırım yapmak için beğenip hızla olay mahallinden uzaklaştığınız durumlar artık bitti.. Çünkü en yakın arkadaşınız evlendi!!!
Evlilik fotoğraflarını, aile içi çekilmiş fotoları, dekorasyon beğenilerini, daha usturuplu paylaşımları, içinde bizzat eşi olan, o olmasa da etiketi olan iletilerini görmezden gelemezsiniz.. Yapabileniniz varsa ayakta alkışlıyorum.. Burada birilerinin "kıskanççççç" dediğini duyar gibiyim, vicdanım mı o ? Kıskanıyorum tabi daha dün " ayşeeeee, ayşeee diye omzunuzda ağlayıp , ben o kızı çok seviyorum, beni yalnızca sen anlayabilirsin kanki" diyen adam ayşeyi çoktan unutup fatmayla evlenmiştir.. Son zamanlarda durup durup Ayşe (nefret etseniz dahi) denen hatundan bahsedip olayı bulandırmanız da Fatma'yla mutlu bir izdivaç yapmasını engelleyemeyecektir..Fatma Ayşe'ye bin bassa bile garıdır işte, kıskançtır, içten içten sizi öldürüp, üzerine faili meçhul cinayet süsü verip boş bir araziye atmak istemektedir.. Bu isteğini de cümlelerinin sonuna tatlı! bir gülümseme ile eklediği "şekerim, hayatım, tatlım, kaymaklı ekmek kadayıfım" kelimelerinden anlayabilirsiniz..
Yukarıdaki emmilerin formülünü iyice uygulayın gerekirse avucunuzun içine not edin ki sonra ben aşk acısından ölüyom kankaağğ diye ağladığınızda karşınızdaki kişinin derdi "eve kaç ekmek alsam yeter, amaann bugün ne pişirsem, hafta sonu hangi aile büyüklerine ziyarete gitsek, ne zaman çocuk yapsam,elektrik süpürgesinin biten torbasının seri numarasını aklında tutmak" olmasın..
Bi de her kankeytonuzu (KANKEYTO NE LA!) arayacağınız zaman ''bu saat uygun değil kızım ya şey yapıyolarsa" diye aklınıza zibilyon tane kurt düşer ki sormayın! O bahsedilen zaman prezınt pörfekt tenstir, yani her an olabilir.. Bütün yeni evli çiftler, evlenmeyenlere(cahil cühela takımı ) göre her an sevişmekte, her an uygunsuz vaziyettedirler, aklınızdan fantazilerinizde bile gelmeyen pozisyonlar geçer o telefonu elinizde tuttuğunuz iki saniyecikte..
Usulca rehberden çıkar, bu arkadaşlarınızda evlenene kadar doğru dürüst iletişim yolu bulamazsınız.. Siz de evlendikten sonra akşamları yemek davetlerine gidilip gelinebilir, çocuklar kaynaştırılabilir, çocuk pişik sorununa birlikte çareler aranabilir..
Tabi çocukların arasındaki yaş farkı çok* olmaması kaydıyla..
*Çok'tan ne kastedildiğini pissagor dayının, öklid ve gaus emmiye hırslanarak bulduğu formülle açıklamak isterdim ama o çok karmaşık bir poroblem, üst düzey matematik bilgisi gerektiriyo.. Yazdıklarımı anladıysan o kadarını da anlamayıver..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder