Son iki gündür malların malı gibi, geri zekalıların başkanı gibi, embesillerin heyet temsilcisi gibi, mor çatının daimi, sürekli ultra süper gold üyesi gibi hissediyorum.

Aldatıldım. Evet aldatıldım. Ya evet aldatıldım, Vallahi billahi tillahi, iki gözüm önüme aksın ki, ekmek kamyonu çarpsın ki aldatıldım. Yazarken bile inanamıyor insan, okurken , söylerken , hissederken hele yaşarken... Aldatıldığımı şu siktiğimin beynime anlatırken amına koyduğumun belkileriyle cebelleşmekten yoruldum. Kaset getirseler
"montajdır o montaj zaten Denizime Baykalıma da aynısını yapmışlardı" diyebilecek kadar yerlere inen, az daha inse mağma tabakasından ya jeotermal enerji olarak ya da petrol olarak geri dönecek gururuma tecavüz ediyim..
Yalan söylemek ne kötü. Defalarca aldatılma konusunda "yok aşkım asla aldatmam, aldatan insan da şerefsizdir, insan değildir o" diyen biri tarafından, böyle sarılınca, öpünce , böyle kollarımı morartana kadar sıkıp dakikalarca öyle kalan biri tarafından aldatılmak, böyle sevildiğini hissettiğin biri tarafından aldatılmak.. Vay be! Aldatılmışım ya la.. O defalarca öptüğüm dudağıyla, aldattığı günün akşamına buluşup bana yalan söylüyor, elimle okşadığım yanağı da buna eşlik ediyor, o güldü mü gözlerinin taa içiyle çocuk masumiyetiyle baktığı gözleri de bu oyuna katılıyor. Mimikleriyle aşkı memnu oynayıp kandırıyorlar el birliğiyle. Ohh ya ne güzel seviliyorum, akşam evime gelince de rahat rahat uyuyorum misss.. O da uyuyor mu acaba rahat rahat.. Ne tuhaf amına koyim. ne ilginç, ne enteresan, ne garip! Garipsiyorum..
İki gündür boğazıma bişi takıldı, yutkun yutkun inmiyor kulak burun boğaz doktoruna mı gitsem. Doktorlar bilir kesin teşhisi koyar hemencecik.
"Kalbinden başlamış, kontrolsüzce çoğalmış, çevre organlara yayılmış, son evreye gelmiş, bağışıklık sistemin iflas etmesiyle boğazına kadar aldatılmışsın"
Kusucam..

Hayır olayın midemle ne alakası var, duygusal acının fiziksel tepkisi. Bok var sanki tepki veriyor, kalbim zaten bulunan her boşluğuna kalem batırılmış koluyla ayağı yer değiştirmiş , gözüne ruj dudaklarının üstüne bıyık yapılmış oyuncak bebekler gibi. Öyle dağınık, öyle paramparça..
Bide fotograflarımıza bakıyorum arada.O kadar ikna etmişken beynimi sıçtığımın frontal lobu şu soruyu soruyor "Yani şimdi bu adam mı aldattı beni" .. Evet aldattı. Bana baktığı gibi başkasına baktı, dokunduğu gibi dokundu, öptü belki beni öptüğü gibi, sarıldı mı bana sarıldığı gibi sımsıkı, sonra soyundu belki.. Belki !?! Hala belki yuh artık hala belki mi yazıyorum!
Geceleri yarım saatte bir uyanıp telefonda engellediğim halde aramış mı diye bakıyorum. Belki rahatsız etmek istememiştir gece mesaj atmıştır diye gelen mesaj olmamasına rağmen mesaj kutularını kontrol ediyorum.. Çok mantıklı bir bahanesi olabilir belki, yanlış anlamışımdır belki, durum göründüğü gibi değildir , şey olmuştur, şey olmuştur işte anlasana. Söyleyemiyorum ama şey olduğu için böyle yapmıştır. Haksızlık ediyorumdur ben, defalarca özür dilerim ona güvenmediğim için, nasıl böyle yanlış anlarım, hiç mi tanımadım.
Offfffffff Allah kahretsin..