28 Haziran 2014 Cumartesi

Aldatılan kadının affetmesi sezon finali..

     Bu acının ertelenmesiydi, yakınını kaybeden hastanın uyuşturucu iğne vurularak acıyı gelecek zamana aktarmasıydı.. Zamanla adeta dalga geçmekti.. Oysa zaman aşkın acının panzehiri değil miydi? Zamana inanmamanın cezası aynı acının katmerlisini yaşayacak olmaktı..
     Allamm inşallah verdiğim karardan dolayı pişman olmam.. Ama ruh halim tam da böyle ..

27 Haziran 2014 Cuma

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapması için AŞK'ı sahneye davet ediyorum..




Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.

     Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!", Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş. 

     Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." 

     Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış.

     Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş. "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:

"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"

24 Haziran 2014 Salı

Sıçing dı blekbord..

Son iki gündür malların malı gibi, geri zekalıların başkanı gibi, embesillerin heyet temsilcisi gibi, mor çatının daimi, sürekli ultra süper gold üyesi gibi hissediyorum.

Aldatıldım. Evet aldatıldım. Ya evet aldatıldım, Vallahi billahi tillahi, iki gözüm önüme aksın ki, ekmek kamyonu çarpsın ki aldatıldım. Yazarken bile inanamıyor insan, okurken , söylerken , hissederken hele yaşarken... Aldatıldığımı şu siktiğimin beynime anlatırken amına koyduğumun belkileriyle cebelleşmekten yoruldum. Kaset getirseler "montajdır o montaj zaten Denizime Baykalıma da aynısını yapmışlardı" diyebilecek kadar yerlere inen, az daha inse mağma tabakasından ya jeotermal enerji olarak ya da petrol olarak geri dönecek gururuma tecavüz ediyim..





     Yalan söylemek ne kötü. Defalarca aldatılma konusunda "yok aşkım asla aldatmam, aldatan insan da şerefsizdir, insan değildir o" diyen biri tarafından, böyle sarılınca, öpünce , böyle kollarımı morartana kadar sıkıp dakikalarca öyle kalan biri tarafından aldatılmak, böyle sevildiğini hissettiğin biri tarafından aldatılmak.. Vay be! Aldatılmışım ya la.. O defalarca öptüğüm dudağıyla, aldattığı günün akşamına buluşup bana yalan söylüyor, elimle okşadığım yanağı da buna eşlik ediyor, o güldü mü gözlerinin taa içiyle çocuk masumiyetiyle baktığı gözleri de  bu oyuna katılıyor. Mimikleriyle aşkı memnu oynayıp kandırıyorlar el birliğiyle. Ohh ya ne güzel seviliyorum, akşam evime gelince de rahat rahat uyuyorum misss.. O da uyuyor mu acaba rahat rahat.. Ne tuhaf  amına koyim. ne ilginç, ne enteresan, ne garip! Garipsiyorum..

     İki gündür boğazıma bişi takıldı, yutkun yutkun inmiyor kulak burun boğaz doktoruna mı gitsem. Doktorlar bilir kesin teşhisi koyar hemencecik. "Kalbinden başlamış, kontrolsüzce çoğalmış, çevre organlara yayılmış, son evreye gelmiş, bağışıklık sistemin iflas etmesiyle boğazına kadar aldatılmışsın"

                                                                                    Kusucam..

Hayır olayın midemle ne alakası var, duygusal acının fiziksel tepkisi. Bok var sanki tepki veriyor, kalbim zaten bulunan her boşluğuna kalem batırılmış koluyla ayağı yer değiştirmiş , gözüne ruj dudaklarının üstüne bıyık yapılmış oyuncak bebekler gibi. Öyle dağınık, öyle paramparça..

     Bide fotograflarımıza bakıyorum arada.O kadar ikna etmişken beynimi sıçtığımın frontal lobu şu soruyu soruyor "Yani şimdi bu adam mı aldattı beni" .. Evet aldattı. Bana baktığı gibi başkasına baktı, dokunduğu gibi dokundu, öptü belki beni öptüğü gibi, sarıldı mı bana sarıldığı gibi sımsıkı, sonra soyundu belki.. Belki !?! Hala belki  yuh artık hala belki mi yazıyorum!

     Geceleri yarım saatte bir uyanıp telefonda engellediğim halde aramış mı diye bakıyorum. Belki rahatsız etmek istememiştir gece mesaj atmıştır diye gelen mesaj olmamasına rağmen mesaj kutularını kontrol ediyorum.. Çok mantıklı bir bahanesi olabilir belki, yanlış anlamışımdır belki, durum göründüğü gibi değildir , şey olmuştur, şey olmuştur işte anlasana. Söyleyemiyorum ama şey olduğu için böyle yapmıştır. Haksızlık ediyorumdur ben, defalarca özür dilerim ona güvenmediğim için, nasıl böyle yanlış anlarım, hiç mi tanımadım.


     Offfffffff Allah kahretsin..

1 Haziran 2014 Pazar

Dabılyular..

Kimse bana  sevgi sözcüklerini yazarken harf tasarrufu yapan birinin aşkının samimiyetinden bahsetmesin.. O harfi yazmak saniyenin onda birini almayacak oysaki.
Cnm kelimesindeki "a" harfiyle "ı" harfine niye kıyıyorsun durduk yere. Harflerini bu kadar tasarruflu kullanan adam sevgisinde cömert olabilir mi sorarım size ey Türk milleti!  Birinci vazifen özellikle sevgi sözcüklerini yazarken harfleri eğip bükmeden TDK sözlüğünden 5 dakika önce çıkmış haliyle yazman, ikincisi öyle "bol buldum kullanayım madem" deyip kelimelerin sonuna 15 tane "m" harfini kurşuna dizilmiş asker gibi koymaman (koymak ne kadar fonksiyonlu bir kelime değil mi, şimdi düşündüm bunu). Sonuçta o "m" harfinin de bir haysiyeti, onuru, gururu var, lütfen yapma öyle şeyler.. V harfiyle k harfinin çektikleri "pişmiş tavuğun başına bile gelmemiştir" deyimin sözlükteki yan anlam karşılığı. Bkz : pişmiş tavuğun başına bile gelmemek = v harfiyle k harfinin çektikleri.. 9. sınıf dil ve anlatım sınavında çıkar bu deyim sonra anlamı neydi diye otur düşün hindi gibi. Dabılyular kovalasın seni..