22 Aralık 2013 Pazar

Velhasıl..

    Bugün  duygusal durumumdan bahsetmeyeceğim.. (fonda Sertap Erener'in unutursun şarkısı çalarken nasıl olacak bilmiyorum, ahanda şimdi de Mustafa Ceceli-sevgilim çalıyor yok yok kesin kastı var bana windows media playerın)


    Malum bugün haftasonu, haftaiçi yedik içtik güzel, tüm bulaşıklar mutfak tezgahında sıralı halde bizi bekliyordu.. Özellikle şu haftalık bulaşık yıkama günlerini kardeşimin izinli olduğu günlere denk getiriyorum ki hem iş yarıya insin hem de ataerkil toplumun dayattığı kadın erkek görevleri en azından bizim evin sınırları içerisinde yerle bir olsun.. Birkaç mırın kırın duysam da "ablalık" makamımla iş bölümüne ikna ediyorum..


     Yandaki şekildeki gibi bağırmam yetiyo da artıyo bile çoğu zaman, bazen görüntüm bile yetiyo ağzımı açmama gerek kalmadan (evet psikolojik baskı yapıyorum size ne kardeş benim değil mi).. Bu görüntüden içimdeki Kibariyenin çıkıp şarkı söyleyemeye geçmesi 2 bilemedin 3 saniyeyi bulmuyo.. Temizlik yaparken güzel gidiyo be şarkı söylemek, hele accıkın acıklıysa şarkı daha temiz oluyo herşey yeni keşfettim (:


     Kışsa, musluktan sıcak su gelmiyosa hiç tartışmasız evdeki en zor iş bulaşık yıkamaktır.. Bugün bulaşık yıkamalıyız dedikten sonra bile ruh halimi o soğuk suya hazırlayana kadar üç beş gün geçiyo var siz düşünün durumun ehemmiyetini.. Ev kızlığı/kadınlığı/hanımlığı zor iş hep söylemişimdir. Bir de eski kadınların çektiklerini düşününce mideme kramplar giriyo. Allah'tan feminizm zımbırtısı çıktı da azcık kurtardık totomuzu..

    Temiz son bardak, son çatal, son tabak kalana kadar yani bütün mutfak dolabı aşağı inene kadar koordine sabırla bekliyoruz kardeşcağızımla.. Gerçi kardeşcanın birkaç methodu var haftalık bulaşık yıkama operasyonunu gerçekleştirmememiz için. Bize o an hangisi lazımsa onu yıkayıp getiriyor hemen. İki tabak , iki çatal, iki bardak üçüncüsü olmaz asla (: Böylece bir-iki gün daha kazanıyoruz taa ki benim cinlerim atana kadar..

      Bugünde cinlerimin attığı günlerden biriydi, tabaktaki kalıntılardan haftalık ne yediğimiz çıkar resmen.. Üç beş inatçı makarnanın bütün çabalarıma rağmen yapışmayı tercih ettikleri bir tencere, yağlı bir tava fiks..

     Görevler belli ben bulaşıkları sabunlarım/köpüklerim ya da her neyse ondan yaparım kardeşim de durular. Henüz erkek milletine o konuda (sabunlama konusunda , bu aşama önemli çıkması lazım bütün kalıntıların)  güvenim yok / o kadar uzun boylu değil.. Neyse efenim bulaşıklar haftalık olduğundan çıkarmak zor tabi (beş bin defa diyorum kardeşime tabakları götürdüğünde lababoya koy biraz su tut ki kurumasın yok arkadaş bu alışkanlığı kazandırmadım daha ama ben daha inatçıyım olacak diyosam olacak yukarıdaki karıya döndürmeyin beni bak yine sinirlendim )..
   

     Çözüm azcık sodyum hipoklorit eklemek (klorak yani çamaşır suyu la bildiğin).. Eklemez olaydım hala ellerim kokuyor buram buram, krem sürdüm olmadı, sıvı sabunla yıkadım çıkmadı kokusu.. İnat ettim bütün evi temizledim, banyoya giriştim çifti, yüzey temizleyicisiydi, şampuandı hepsinin kokusu gidiyor bir o kalıyor.. Gıcık da bi kokusu var ıyyykkk..

    Sonra mantı yaptım (hazır tabi len yok bi de açacaktım), yoğurt, sarmısak soslu off yeme de yanında yat.. Makarnadan bööğğ gelmişti valla, gerçi bu da çok farklı bir türevi değil ama olsun afiyetle yedik..

     Haftasonunun bir günü de böyle geçti kaldı bir gün, haftaiçi tüm yapılması gerekenleri o iki güncüğe de yüklemek çook büyük insafsızlık be.. Daha matematik çalışılacak, proje yapılacak,ödevler var (atanırsam ödev vermeyecem çok büyük konuşuyorum)  anam finaller de yaklaşıyor s.çtık.. Sosyal faliyet adına da bişi yapmıyorum en fazla bakkal amcaya gidip alışveriş yapıyorum.. Nasıl bişi oldum çıktım ben allam..

    Velhasıl bi yerden başlasam iyi olacak..


    Önce uyusam mı biraz hıı, kalkınca kesin çalışcam ama..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder