27 Kasım 2013 Çarşamba

Paronoyak mıyım? Paranoyak mısın? Paranoyak mıyız?

     Hiç yaptınız mı bilmiyorum arkadaşlarla bir araya geldiğimizde, biraz da muzur arkadaşlarımsa, bir de o arkadaşlardan birinin bedava dakikaları varsa ilk suskunlukta yapacak şey bellidir.. Evet tam da aklınıza gelen. Bingoo!
     Özenle herkesten gelen rakamlar telefonun ekranına yazılır, telefon hopörlere alınır, telefonu açan kişi bir güzel işletilir. Sadece telefonun açılması bile sonrasında ardı arkası gelmeyecek kahkahalara öncülük edecektir.. Etik midir tartışılır ama komiktir..
     Bu durumu biraz daha sınırlayalım. Tek başınaysam, telefon rehberindeki tüm numaraları en az 7 defa (hiç saymadım ama ortalama) baştan aşağı dolaştıysam, henüz mesaj atacak kimseyi bulamadıysam, amacım en iyi arkadaşlarla dertleşmek ya da arkadaşlarla laflamak değilse ve en önemlisi bi yerlerimi yırtsam mesaj haklarının tamamı bitirilemeyecek kadar fazlaysa yapacak şey yine bellidir.. Böyle zamanlarda mutluluğun anahtarı sanki karşı taraftaki numaradaymış gibi mesaj atılır.. Type1; özensiz ve tek kelimelik mesajdır bu. For example "selam", "naber" .. Type2; yanlışlıkla atılmak istendiğini bağıran mesajlardır. For example "Ayşecim geçen benden aldığın kitabı yarın getirir misin çok rica etsem" .. Hadi birinci tür mesaj yutulur da ikinci tür mesajları yutanlar zeka seviyelerini sorgulamama neden olduğundan ve tüm heyecanımı alıp götürdüğünden bir daha asla mesaj atılmayacaklar listesine eklenir, ısrarla mesaj atsalar da cevap verilmez..
Bu gibi durumlarda zaten içiniz kararmıştır, entelektüel, espritüel ,zeki insanların cevap vermesini beklerken nerde psikopat, nerde paranoyak insanlar hemen cevap atar. "Sen kesin benim bir arkadaşımdan numaramı aldın eee ve beni işletiyorsun" .. Bak bak bak.. Gerçeği anlatsanız da nafile hep bir kuşku, hep bir güvensizlik.. Bir de tesadüfen karşıdaki kişinin özellikleriyle örtüşen bişi yazdınız mı hiç kurtuluşunuz yok. Siz onun arkadaşından onu işletmek için numarasını aldınız..
     Türklere mi has acaba arkadaştan numara alıp işletme olayı bilemedim ama toplumsal bir ruh hastalığımız olduğu kesin..
     Ben de bu aralar buna benzer bir dertten muzdaripim. (Konuyu nasıl buraya getirecem diye akla karayı seçtim (: bundan sonrası önemli aslında)
     Bilgisayarım, telefonum, beynim kopyalanıp başkaları tarafından okunuyormuş gibi hissediyorum.. Örneğin daha önce duymadığım bir kelime hakkında araştırma yapıyorum (subliminal mesajlar) , ertesi gün sınıf arkadaşımın bu kelimeyi içeren bir ileti paylaştığını görüyorum.. Blog açıyorum, başka bir sınıf arkadaşımın anket sorularından birinin "blogunuz var mı" olduğunu görüyorum.. Tesadüfi bir sıralama da olabilir ama insanın içine bir kurt düştü mü kemirdikçe kemiriyor.
     Ne diyeyim eğer öyleyse zaten bu yazıyı okuyacaktır. (Bu baya paranoyakça oldu bee) ..

     Şittt olum (hiç de kullanmam bu sözcüğü) uzak dur özel hayatımdan, seni savcılığa şikayet ederim görürsün taam mıııı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder