"Özgürlük" deyince benim için akan sular durur.. Kadınların özgürlüğünü, haklarını savunan, onların zekalarını küçümsemeyen, varlıklarını kabul eden, 2.sınıf insan muamelesi yapmayan adamlar benim için "adam gibi adamdır".. 2+2=4..
Özellikle küçük; gelişmekte olan batılı (burda etnik köken ya da muhafazakarlığın önemini ayrı bir yerde tuttuğumu vurgulamak için yazdım) bir şehirde yaşıyorsanız, yaşadığınız her olayda "görünmez miyim acaba" diye düşünmeniz işten bile değil.. İnsanlar sizi görmez, duymaz, muhatap almaz.. Tabiri caizse bazı insanlarla iletişime geçmek için bi taraflarınızı yırtarsınız. Ki kardeşimle kaldığım evde de buna benzer birçok olaya tanık oldum. Kardeşimin mesai saatleri uzun olduğundan, resmi işler için yeterince vakti ve bilgisi olmadığından bütün bu işler için ben koşuşturdum. Ev kiralayanlar bilir, elektrik, su, doğal gaz faturalarını kendi adına almak bir yığın resmi evrak, bir yığın resmi prosedür gerektirir. O evrakların bir kısmını kendin ayarlarsın bir kısmını ev sahibinden temin edersin bir kısmını emlakçıdan derken bu aşamalarda bir sürü adamla irtibat kurarsın. Hepside sen kadınsın anlamazsın diye ya kestirmeden hiç bişiyi açıklamadan bir çırpıda anlatır ya da geri zekalı muamelesi yapar, elinden gelse adam otur önce okumayı yazmayı öğreteyim diyecek kadar küçümser de küçümser..
Böyle bir durumda 2+2=4 formunda adamlarla karşılaşınca yakasını bırakmazsın, hemen hoşlanasın tutar, memlekette yok çünkü. Kıtlıkta mübarek düşünen, sorgulayan adam.. Sevgilin, erkek arkadaşın adına ne diyorsan böyle biri olsun istersin. Onlar da ilişkiye çok açık olduğundan elde etmen çok sürmez.. Burdan sonra iki ihtimal var.
1. Senin o hoşlandığın özellik gözüne batar da batar, çünkü adam relax. Sahiplenme yok, karışma yok, bağlılık, bağımlılık, kıskançlık yok.. Kadının doğasına aykırı bir durum, hooop bir kavgayla ne olduk ne bitti demeden ayrılmışsınız.. Dolayısıyla adamda üzüntü de yok, pişmanlık da.. Aslında sevmediğinizi ambalaja aldandığınızı anlayıp zekiyseniz bir dahakine böyle biriyle çıkmazsınız, değilseniz aynı hataları defalarca yaparsınız.
2. Adam çakal çıkar. Aslında anadolunun bağrından kopmuş, maçoluğun ilişkide pirim yapmadığını farketmiş, geçici bir süre kabuk değiştirmiştir. O mantıklı, özgürlükçü adam çıkmaya başladığınız andan itibaren "şunu giyemezsin", "numaranı değiştireceksin","şununla görüşemezsin","hemen yüzük takalım" demeye başlamıştır bile çoktan. Bu sahiplenme durumu hoşuna gtsede o çelişki içinizi yer de yer.. Bu ilişkide yürümez en ufak bir kıskançlık olayında patlak verir..
Ee noldu, o arkadaş çevresinde hayran hayran baktığın, bütün kızların bakışlarının üstünde olduğunu düşündüğün, sevgilin olsun diye hayal ettiğin adamlar böyle çıktı. Daha yer misin bu numarayı. Yemezsin..
Geldik muhafazakar erkeklere.. Popülaritelerinin en fazla arttığı dönem...Ykarıda bahsettiğim tiplerden sıkılan evlilik çağına gelmiş "özgürüm istediğimle görüşürüm, benim zekam yok mu, kimse benim kıyafetime,yaşam tarzıma karışamaz" diye çığırtkanlık yapan kadınların kuyruklarını kıstırıp bu adamlarla evlenmek için "birer iyi aile kızına" dönüştükleri süreçtir. Bundan sorası rol yeteneğine kalmış. Türk kızlarının bu konuda oskarı hakettiğini söylemeden geçemicem..
Evlendikten sonrası mı? Orası tamamen şansına artık, iyi de çıkabilir kötü de.. Neydi sözümüz ha "Mukadderat" ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder